Pınar Oğuz Ekim: “Bir kadın, anne olduktan sonra iş hayatında zorluklar başlıyor “

Advoard Robotics Kurucu Ortağı aynı zamanda İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde görevli akademisyen Dr. Pınar Oğuz Ekim, ortaokuldan bu yana matematikçi olmak için yetiştirilmiş. Çocukken en büyük hayali ise ODTÜ’nün Matematik Bölümü’nde okumakmış. Ama üniversite sınavından yüksek puan alınca öğretmen kökenli babası onu iyi bir gelecek olduğuna inandığı elektrik elektronik mühendisliği bölümüne yönlendirmiş.

Ekim, yaptığı beş tercih arasında ODTÜ Elektrik- Elektronik Mühendisliği bölümünü kazanmış. O dönemi şöyle anlatıyor: “Bölümü kazandıktan sonra depresyona girdim. Çünkü asıl istediğim bölüm matematikti. Ama sonradan aslında okuduğum bölümün matematiğin başka bir boyutu olduğunu fark ettim. 200 kişi içinde 8 kız öğrenciydik. Bir taraftan okulun kurum kültürü nedeniyle cinsiyet eşitsizliğine dair hiçbir şey yaşamadım. Hocalarım gözümde insan yani cinsiyetimden bağımsız sadece öğrenciydim.”

Mezun olduktan sonra Aselsan’dan teklif aldığını belirtiyor. Orada çalışmayı tercih etmediğini anlatan Ekim, “Zamanı parayla satın almayı tercih edenlerdenim.

Kesin giriş çıkış saatlerinin belli olduğu işleri pek tercih etmek istemedim. Okuldayken dağcılık yapmıştım. Orada edindiğim deneyim beni böyle düşünmeye itti” diyerek işi neden kabul etmediğini açıklıyor.

Daha sonra TÜBİTAK-SAGE’de çalışmaya başladığını aktarıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Burada 2003 ila 2006 arasında çalıştım. 2006’da eşimle Meksika’ya gitmek istedik. O da endüstri mühendisi… Meksika’da bir fabrikanın kurulmasıyla ilgili çalışacaktı. Ben de oradaki yoksul öğrencilere matematik öğretecektim. Hayalimiz buydu. İşten istifa ettim. Evlendik. Meksika’ya gittik. Ama işler istediğimiz gibi olmadı. Türkiye’ye döndükten sonra yeniden aynı yerde çalışmaya başladım. Ama bir ay sonra Portekiz’de başvurduğum doktora programından kabul aldım. İkinci kez istifa etmeyi göze almak sektör içinde pek iyi karşılanmayacağını biliyordum. Ama o dönem çalıştığım amirim bir kadındı. Onunla aynı okuldan mezun olmuştuk. Beni gitmem konusunda destekledi.”

Portekiz’de yer alan Instituto Superior Técnico giden Ekim, beş sene orada yaşadı. Orada kadın olmanın zorluğunu yaşamadığını söylüyor ve ekliyor: “Portekiz’de IBM tarafından verilenen iyi doktora tezi ödülüne layık görüldüm.

O zaman bir takım zorluklarla karşı karşıya kaldım. Beş ay annelik izni aldım. Ama eşim o dönem başka bir şehirde çalışıyordu. Hiçbir akrabamızda yanımızda değildi. Bu yüzden bir süre evden çalışmak istediğimi söyledim. Bu pek hoş karşılanmadı. Bir kadın için anne olunca iş hayatı ister istemez sekteye uğruyor. Çünkü çocuktan sonra her kadın en az iki sene kariyere ara vermek zorunda kalıyor.”

Pınar Ekim Oğuz, beş senin ardından eşinin işi nedeniyle 2013’te Türkiye’ye döndü. Gebze Teknik Üniversite’sinde çalışmaya başladı. Bundan sonraki sürecin nasıl şekillendiğini ise şöyle anlatıyor: “Eşim bu kez Arabistan’dan iş teklifi almıştı. Onunla birlikte yaşabilmek için dünyanın ilk beş teknik üniversitesi arasında yer alan Singapur’daki Nanyang Teknik Üniversitesi’nde doktora sonrasında çalışmaya başladım. Ama ikimizin bir araya gelmesi en için yaptığım yol sekiz saati aşıyordu. İkinci çocuğum dünyaya gelince Türkiye’ye dönme kararı aldım.”

“Anne olduktan sonra istesen de erkekler gibi çalışamıyorsun”

Türkiye’ye döndükten sonra iş yaşamına ara verdiğini belirten girişimci, “Evet, eşim iyi para kazanıyor.

Ama bunu tercih etmedim. Ben hem kamuda, hem özel sektörde hem de akademide çalıştım. Şimdi İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeyim” diye konuşuyor. Çalıştığı kurumlar nedeniyle kadın olmanın herhangi bir eksikliğini ya da kısıtını yaşamadığını belirtse de dikkat çeken bir noktaya parmak basıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Ama yukarıda da belirttiğim gibi anne olduktan sonra her şey değişti. Genel olarak özellikle çocuğun temel ihtiyaçlarını gözetmeden iş yükü veriyorlar. Bir taraftan çocuk olduktan sonra hayatınız sizin olmaktan çıkıyor. Yani ne kadar bunu istersen iste erkekler gibi asla çalışamıyorsun.”

İzmir’de göreve başlayan Pınar Oğuz Ekim, öğrencileri olan Bekir Bostancı, Sercan Çağdaş Tekkök ve Mehmet Emre Söyünmez ile ilk olarak TÜBİTAK desteğiyle iç alanlarda haritalandırma ve konumlandırma yapabilen otonom bir cihaz üzerinde çalıştı. yapay zeka aracılığıyla rota çizebilen, insan gücüne olan ihtiyacı üçte iki oranında azaltan otonom taşıma robotu geliştirdi. Bu süreçte 3501 ve 2209_b kapsamında TÜBİTAK’tan destek aldılar, 4 makale yayınladılar.

Projesi 1200’ün üzerinde proje arasında 7 kazanandan biri olarak seçildi. TÜBiTAK 1512 Programı’na başvurarak 200 bin liralık girişimcilik desteği alarak Advoard isimli bir şirket kurdu. Türkiye’de, 2020 yılının Mart ayında ilk Covid-19 vakasının görülmesiyle birlikle harekete geçen ekip, özel bir sterilizasyon robotu geliştirdi. Şirket, şu an Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarıyla iş birlikleri yapmaya başladı. 

Pandemiyle birlikte geçen süreçte çok zorlandığını belirten Ekim, bu işe neden ‘evet’ dediğini bilmediğini samimi bir şekilde anlatıyor ve ekliyor: “Çalışmayı çok seviyorum. Keyif aldığım bir iş. Her an yeni şeyler öğreniyorum. Onlar beni bırakmadığı sürece bu işin içinde birlikteyiz.”

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde çalışan akademisyenlerin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu belirten Ekim, “Akademide kadın olmaktan dolayı kişisel bir şey yaşamadım. Ama akademinin genelinde cinsiyetçi bir yaklaşım olduğuna inanıyorum. İsveç’te de çalıştım. Orada kadınlarla ilgili yapılan bir konferansta aslında İsveç gibi bir yerde de kadınların aynı sorunları yaşadığı anlatıldı.